Uncategorized

ZEYTİNLİK KIYIMINA KARŞI İMZA KAMPANYASI

Akbelen Ormanı’na giren kesim ekipleri, zeytin kıyımına başladı. Zeytinliklerin madenciliğe açılmasına karşı çıkan Toprağımızı Vermiyoruz ekibi, yasanın derhal iptal edilmesini talebiyle imza kampanyası başlattı.

Change.org sitesinde başlatılan kampanya metninde şu ifadelere yer verildi:

” Bizler; soframızdaki ekmeğin aşın topraktan, zeytinden, ormandan, sudan geldiğini bilen; yaşamın kaynağını gelecek nesiller için de korumak için bir araya gelenleriz.

Bizler doğayla uyumlu, insanca bir yaşam için anayasal haklarını savunan yurttaşlarız.

Temmuz ayında yürürlüğe giren ve kamuoyunda “süper izin yasası” olarak da bilinen 7554 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, yaşamımızın temeli olan ormanlarımızı, meralarımızı, zeytinliklerimizi, tarım alanlarımızı, su varlıklarımızı maden ve enerji şirketlerinin çıkarlarına açarak, sağlığımızı, yaşamımızı ve anayasa ile güvence altına alınmış temel yurttaşlık haklarımızı ihlal etmektedir. Bu sebeple Anayasa Mahkemesi’nin bu işgal ve yıkım yasasını ivedilikle iptal etmesini talep ediyoruz.

Çünkü bu kanun:

Anayasanın 56. maddesinde tanınan sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını açıkça ihlal ediyor:

Doğanın korunması için elimizdeki en önemli yasal araçlardan olan Çevresel Etki Değerlendirmesini işlevsiz hale getiriyor.

Yasalara aykırı olarak kurulmuş ve işletilen enerji ve maden işletmelerine istisnalar tanıyor, af getiriyor.

Anayasanın 169. maddesinde devlete verilen ormanların korunması görevini açıkça ihlal ediyor:

Nefesimizi, suyumuzu, toprağımızı koruyan ormanları madencilik ve enerji projelerine açıyor. Doğanın haklarını da çiğniyor.

Anayasanın 45. maddesinde devlete verilen tarım arazileri ve meraların korunması görevini açıkça ihlal ediyor:

Hayvancılık için vazgeçilmez olan meraları enerji projelerine açıyor.

Bu ülkenin en önemli değerlerinden olan zeytini kömür madenciliğine kurban ediyor.

Anayasanın 35. maddesinde tanınan mülkiyet hakkını açıkça ihlal ediyor:

Stratejik ve kritik madenler adı verilen bir grup madenin çıkarılması için yurttaşın toprağını elinden alacak acele kamulaştırmaya izin veriyor.

Yenilenebilir enerji projeleri için yurttaşın toprağına hızla el konulmasının yolunu açıyor.

Anayasa tarafından güvence altına alınmış yerel yönetimlerin özerkliği ve katılımcı demokrasi ilkelerini hiçe sayıyor:

Yenilenebilir enerji yatırımlarının izin süreçlerinde, belediyelerin yetkilerini yatırımcı Bakanlığa veriyor.

Madencilik yatırımlarının planlanmasında, meslek örgütlerini ve sivil toplumu dışarıda bırakıyor, kamu denetimini engelliyor.

Şirketlerin önünü açan düzenlemelerle kamu denetimini zayıflatıyor:

Şirketlere kolaylık sağlamak üzere ruhsat, ihale, üretim faaliyetlerinin denetimine ilişkin yasal düzenlemeleri esnetiyor; devletin madenler üzerindeki hakkını zayıflatacak düzenlemeler getiriyor.

Yaşam hakkımız için talep ediyoruz: torba yasayı iptal et!

Bu kanun, doğal varlıkları tehlikeye atarak aynı zamanda en temel insan hakları olan gıda güvenliği, barınma, su, sağlıklı bir çevrede yaşama ve sağlık haklarımızı tehdit ediyor. Anayasal haklarımızı çiğniyor.

Anayasa, yalnızca kâğıt üzerinde değil, tarlada, köyde, kentte, soframızda hayat bulmak zorundadır.

Biz, Türkiye’nin dört bir yanında toprağına, havasına, suyuna, yaşam hakkına sahip çıkan yurttaşlar olarak, talebimizi tekrarlıyor; Anayasa Mahkemesi’nin 7554 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’u ivedilikle iptal etmesini istiyoruz.

Hukukun üstünlüğünden, yaşam hakkından ve kamu yararından yana olan herkesi imzaya, dayanışmaya ve ortak mücadeleye çağırıyoruz.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir